HAPISHANENIN DOUU PDF

Paul Wittek – Osmanl mparatorluunun Douu (Trc. Fatmagl Berktay). Report. Post on . hapishanenin douu – michel foucault Documents. Foucault, Michel (), Hapishanenin Douu, Trans. Mehmet Ali Klçbay, stanbul: mge Bookstore. Interview with Foucault); Mekân, Bilgi ve Erk, söyleyii yapan. Mcihael Foucault, Hapishanenin Douu, Trans. Mehmet Ali Kiliçbay, Ankara: mge, , pg. Turgut Candan, “Reform mu? Deform mu? Ya da nedir?”.

Author: Nikosar Zuluran
Country: Guadeloupe
Language: English (Spanish)
Genre: Music
Published (Last): 5 July 2015
Pages: 331
PDF File Size: 9.27 Mb
ePub File Size: 15.25 Mb
ISBN: 805-6-76064-938-8
Downloads: 65616
Price: Free* [*Free Regsitration Required]
Uploader: Vosar

Published on Jul View Download 0. A Thousand Splendid Suns Nisan – Temmuz S 5. Bundan emindi, nk yerinde duramadn, zihninin hani hani altn ok iyi anmsyordu; bir tek perembeleri byle olurdu; Celil’in onu grmeye, kulbe’ye. Meryem vakit geirmek, sonunda onun, dizboyu odann arasndan geip akla ktn ve el salladn grecei na kadar oyalanmak iin, bir iskemleye km, annesinin in mal porselen ay takmnindirmiti.

Bu takm, annesi Nana’nn elindeki tek aile yadigryd, daha iki yandayken kaybettii annesinden kalmt Nana’ya. Mavili-beyazl porselenlerin her bir paras, zarif, 3 kvrml azyla demlik, elle boyanm ispinozlarla kasmpat-lar, eker ksesindeki, eytan kovalayan ejderha, hepsi de Nana iin aziz, paha biilmez eylerdi.

Nana ekerlii grnce kpkrmz kesildi, st duda titremeye balad; gzleri, hem bozuk hem de 4 salam olan, dmdz, krpmasz bir bakla Meryem’e dikildi. Nana yle kzgn grnyordu ki, Meryem ona yine cin gireceinden korktu.

13. stanbul Bienali Rehberi (2. Ksm) / 13th Istanbul Biennial Guide (2nd Part)

Ama cin bu kez gelmedi. Onun yerine, Nana Meryem’i bileklerinden yakalad, yanna ekti, skl dilerinin arasndan, “Seni kk, sakar harami seni,” dedi. Aile yadigrm kran, sakar bir harami. Harami -pi- szcnnanlamn bilmiyordu. Buradaki hakszl aynmsayacak, asl sulunun, tek gnah domak olan haramfyi dnyaya getirenler olduunu bilecek yata da deildi. Yine de, Na-na’nn szc syleyi biimi, Meryem’i kukulandrd; harami olmak irkin, tiksindirici bir eydi galiba; bir bcek, Na-na’nn srekli lanet okuduu, kulbeden sprp att, u telal karafatmalar gibi bir ey.

Daha sonra, biraz bydnde, anlad. Meryem’in asl iine batan, Nana’nn kelimeyi syleme, dahadorusu, tkrme biimiydi. Hapishanenih ne demek istediini artk kavryordu, haraminin istenmeyen bir ey olduunu yan; hapishanwnin, yani Meryem, bakalarnn sahip hapishanebin eylerde, sevgi, aile, yuva, topluma kabul edilme gibi konularda hibir zaman hak iddia edemeyecek, gayri meru bir varlkt.

Celil ona asla bu ekilde hitap etmezdi. Celil haoishanenin hep “kk ieim” derdi. Kz kucana oturtmaktan, ona ykler anlatmaktan holanrd; bir keresinde ona Herat’, Meryem’in ylnda doduu kenti anlatt; bir zamanlar Pers 4 kltrnn beii, yazarlarn, ressamlarn ve Sufilerin oca olduunu.

Celil ona Kralie Cevher ah’in hikyesini, on beinciyzylda, Herat’a duyduusevgininnianesi olarak diktii nl minareleri anlatt. Herat’n yemyeil buday tarlalann, meyve bahelerini, tombul zmlere gebe asma bahelerini, st kemerli, kalabalk arlarn uzun uzun tanmlad. Seni bir kere oraya gtrmtm, o aaca.

  LEZIONI AMERICANE CALVINO LEGGEREZZA PDF

Paul Wittek – Osmanl mparatorluunun Douu (Trc. Fatmagl Berktay) – [PDF Document]

Ama Celil ne zaman byle konusa, Meryem bylenmiesine dinlerdi. Bu tr eyleri bilen bir babas olduu iin gururla, huuyla rpe-riyordu. Seni hibir zaman alp da bir aaca filan gtrmedi.

Seni meftun etmesine, gzn boyamasna izin verme. Bize ihanet etti; senin u biricik baban. Onun iin be paralk deerimiz yokmu ki, o byk, cafcafl evinden atverdi bizi. Evet, hem de byk bir keyifle. Nana’ya, Celil hakknda byle konumasndan ne kadar nefret ettiinisylemeye 5 cesaret edemezdi. Her perembe, Celil tebessmlerle, armaanlarla ve sevgi szckleriyle, bir-iki saatliine onu grmeye geldiinde, Meryem yaamn sunabilecei btn gzellikleri, bolluklar hak ettiini hissediyordu. Onu paylamak zorunda olsa bile.

Celil’in kars, dokuz ocuu vard; hepsi de Meryem’e yabanc olan, dokuz meru ocuk. Herat’n en varsl adamlarndan biriydi. Meryem’in hi grmedii bir sinemas vard; ama Celil kzn srarlar zerine, en 6 ince aynnusna rouu tarif etmiti, dolaysyla n cephenin mavi inilerle, ten rengi tulalarla kapl olduunu, kafes ii bir tavan, balkonunda zel koltuklan bulunduunu biliyordu.

Nana bunu duyunca anlamlanlaml glmsedi. Erkein kulbemden aynlmasn bekledi, sonra alayla, kmsemeyle gld: Sana ne veriliyor, Meryem? Herat’n srt en salam adamlanndan biriydi; belediye bakanyla, eyalet valisiyle dosttu.

Evinde bir a, bir ofr, hizmeti alyordu. Bir zamanlar, Nana da hizmetilerden biriydi. Ta ki karn imeye balayncaya kadar. Bunun zerine, diye anlatmt Nana, Celil’in ailesi soluunu hep birden, bir azdan, yle bir tuttu uapishanenin, Herat hava6 sz kald. Karlannn ana-babalan ant itiler, bu ii kan temizler, dediler. Kanlan, Nana’yi evden atmasn istedi. Nana’nn babas, yaknlardaki Gl Daman kynde yaayan, yoksul saylabilecek bir ta ustas olan adam, kzn evlatlktan reddetti.

Sonra da kimselerin yzne bakamadm, rezil olduunu iddia ederek eyalarn toplad, ran’a giden bir otobse bindi; kendisinden bir daha da haber alnamad. Ne olduunu renme acsn tatmazdn hi olmazsa.

Ama korkan tekiydi; babam yani. Bunu yapacak “Wi, yrei hapishanenon. Ailesine, kanlanna ve kaynlanna kar gelecek, hatasnnsorumluluunu stlenecek yrek. Hapishanein yerine, kapal kaplann ardnda, alelacele, durumu kurtaracak bir pazarlk yaplvermiti. Celil ertesi gn, Nana’ya hizmetkrlar blmndeki odasnda bulunan para eyasm toplatm, evden yollamt.

Bana zorla musallat olduumu. Her eyin benim suum olduunu. Bu dnyada kadn olmak demek, ite bu demek. Bir parmayla Meryem’in enesini tuttu, kaldrd. Bunu hi unutma, Meryem. Oysa daha domamtn bile. Celil ona yabani otmu gibi davranmyordu ki.

Margaret Weis & Tracy Hickman – Hkmran Ta 1

Hibir zaman da davranmamt. Ama aklllk edip itirazn yksek sesle dile getirmedi.

Uzak,tarafsz bir yerde yaamak istiyordu; komulann gzlerini dikip karnna bakmayaca, onu gsterip burun 8 bkmeyecei, ya da daha kts, itenlikten uzak, yapmack bir efkatle tebelle olmayaca bir yerde. Bu durum ok iine geldi. Gl Daman’n epeyce dndayd. Buraya, Herat’la Gl Daman arasndaki anayoldan aynlan, delik deik, meyilli bir toprak yolla ulalyordu.

Patika, her iki yandan dizboyu otlarla, beyaz ve parlak san ieklerin benekledii ayrlarla kuatlmt. Yoku yukan, dne kvnla trmanyor, eitli kavak cinslerinin boy att, yabani al beklerinin byd, dz bir araziye ulayordu.

  ANDERSONVILLE KANTOR PDF

Bu ykseklikten bakldnda, solda, Gl Daman’n yeldeir-menlerinin pasl kanatlan seilebiliyordu; sa yandaysa Herat uzanyordu. Patikann dibinde, Gl Daman’ eviren Safid-koh dalanndan doup gelen, geni, alabalk dolu bir nehir akyordu. Irman yukan ksrmda, dalara doru, iki yz metre kadar ileride, salkmstlerden oluan, yuvarlak bir koru vard.

Celil gelip araziye bir bakmt. Geri dndnde, dedi Nana, hapishanesinin temiz duvarlanyla, pnlpml zeminiyle vnen bir gardiyan gibiydi. Talibi, indandl bir delikanlym; gen bir muhabbetkuu sancs. Meryem yky bizzat Nana’dan dinlemiti; annesinin o ksma hi deinmemesine karn, gzlerindeki hlyal, zlem dolu ktan, onun iin ok mutlu bir dnem olduunu arlayabiliyordu.

Dn gnne doru akp giden bu gnler, belki de Nana’nn hayatnda tek mutlu olduu, gerek saadeti tatt dnemdi. Nana yky anlatrken, onun kucanda oturan Meryem, annesinin gelinlik provasndaki halini gznde 9 canlandrmaya alt.

Hzpishanenin bir atn srtnda hayal etti; yeil duvann gerisinde mahcup mahcup glmsyor; avular kzl knal;gm tozuyla ortadan aynlan salanna, bir bitki sapna dizili boncuklarilitirilmi.

Sonra, dne bir hafta kala, Nana’nn bedenine bir cin girmiti. Bunu Hapishanenkn uzun uzun anlatmasna gerek yoktu. Ona kendi gzleriyle defalarca tank olmutu zaten.

Nana anszn yere devrilir, vcudu kaslr, kaskat kesilir, gzleri kayar, kollar ve bacaklar, bir ey onu ieriden bo-uyormu gibi titremeye, seirmeye balard; aznn iki yannda beyaz, bazen de kan yznden pembe kpkler. Sonra uyuukluk, o rktc bilinsizlik, anlalmaz sayklamalar. Haber indand’a ulanca, muhabbetkuu satcsnn ailesi dn iptal etti. Ondan sonra da, bakaca bir talip kmad.

Gnete kurutulmu tulalar kullandlar, zerini amurla, avu avu samanla svadlar. Ce-lil, k iin dkme demirden bir soba kurdu, kulbe’nin arka tarafna kestii yakacak odunlann dizdi.

Birka koyun getirdi, bir yem teknesi yapt. Ferhat’la Muhsin’e, sderin oluturduu rouu yz metre dna, derin bir ukur kazdrd, stne tahta bir kulbecik kondurup douuu helaya dntrd. Dediine gre, onu bahannda, gri, yamurlu bir gnde dourmutu; Kral Zahir ah’n genellikle olaysz geen, krk yllk saltanatnnyirmialtnc ylnda. Celil bir doktor, hatta bir ebe arma zahmetinde bulunmamt; hem de vcuduna cin girebileceini, doum srasnda malum nbetlerinden birini geirebileceini bile bile.

Kulbenin zemininde, tek bana yatmt; yannda bir bakla, tere batm bedeniyle. Yine de, bir Allah kulu gelip yzm silmedi, bir bardak su vermedi. Sana gelince, Meryem co, hi acele etmedin kzm! O souk, ta gibi zeminde tam iki gn yatrdn beni. Ne bir ey yedim, hapishannein de uyudum; srekli knyor, bir an nce gelmen iin Tann’ya yakanyordum. Ba yanma onun iin koymutum.